Arama

                                                

Kapılar Kapandığında Kimsin?

Yazar Soner Atabek Yazdı: Kapılar Kapandığında Kimsin?

01/08/2026 18:41 | Son Güncelleme : 05/11/2026 15:15 | Soner Atabek


Kapılar Kapandığında Kimsin?
ad image
ad image

Kapılar Kapandığında Kimsin?

Hani metrobüste yaşlı birine yer verirken üzerimizde hissettiğimiz o sıcacık "aferin" dolu bakışlar vardır ya... Ya da sosyal medyada paylaştığımız, yüzlerce beğeni alan o süslü, erdemli cümlelerimiz... Herkesin gözü üzerimizdeyken dürüst, merhametli ve "iyi" bir insan olmak, rolümüzü güzelce oynamak ne kadar da kolay, değil mi? Toplum içinde alkışlanmak, birilerinin "Ne dürüst adam, ne mükemmel insan" demesi içimizi bir anlığına okşar, ruhumuzu kanatlandırır sanırız.

Peki ya sonra?

Günün o yorucu hengamesi bitip eve döndüğümüzde, odanın kapısını kapatıp zifiri bir yalnızlıkla baş başa kaldığımızda ne olur? İşte asıl fırtına tam da orada, o derin sessizlikte kopmaya başlar. Hiç unutmamamız gereken bir hakikat var ki; karakter, gözlerin önünde oynanan bir rol değil; karanlıkta da değişmeyen bir hakikattir.

Gündüz kalabalıklar içinde sergilediğimiz o dürüst ve erdemli duruş, aslında gece yalnız kaldığımızda içimizde verdiğimiz o bitmek bilmeyen kavganın bir neticesidir. İnsan kalabalıklar arasında ne kadar alkışlanırsa alkışlansın, gece yatağına yattığında kendi içiyle barışık değilse, o dürüstlük dışarıda giyilmiş süslü bir elbiseden öteye geçemez. Kalabalıkların ortasında dik durabilmenin, iç huzurla ayakta kalabilmenin sırrı; yalnızlığın o katıksız aynasında kendi ruhunla yaptığın o çetin hesaplaşmayı kazanmaktan geçer. Yalnızken nefsine, hırslarına, karanlık yanlarına galip gelemeyen bir insan; gündüz sergilediği o mecburi dürüstlüğün altında ezici bir acı ve omuzlarını çökerten bir vicdan azabı çeker.

Hani hep deriz ya aramızda konuşurken; "Şu adam ne kadar dürüst, şu kadın ne kadar mükemmel konuştu, toplum içinde nasıl da zarafetle durdu..." İnanın, tek başına bunların hiç ama hiçbir önemi yok. Kalabalıklar karakteri göstermez dostum, sadece saklar. Asıl imtihan, seni gören hiçbir insan gözü, alkışlayan hiçbir el yokken; vicdanınla, arzularınla, zayıflıklarınla baş başa kaldığında nasıl bir insan olduğundur. Yalnızken içindeki o amansız kavgayı merhametten, dürüstlükten yana bitirebiliyorsan, işte o zaman kalabalıktaki duruşun bir maske değil, özün olur.

Çünkü insanın imanı da, ruhunun o en saklı, en kırılgan huzuru da en çok orada, o kimsesiz savaşı kazandığında güçlenir. Kul, ancak kapalı kapılar ardında insanlar için değil, yalnızca Allah için yaşamayı öğrendiğinde o içsel barışa kavuşur.

Büyük bilge Farabi’nin dediği gibi:

"Kendi iç dünyasına sığınamayan insan, kalabalıkların içinde sadece bir gölgedir."

Kendi iç dünyasında o barışı sağlayamayan, yalnız kaldığında vicdanının sesiyle kavgalı olan biri; kalabalıklar içinde ne kadar "iyi" görünürse görsün, gece yastığa başını koyduğunda bitmek bilmeyen bir sızıyla kıvranır. Çünkü hakikatin şahit aradığı tek yer, insanın kendi vicdanıdır. Sosyal medyada atılan ahlak tiratları, iş yerindeki o kibar tebessümler, yalnızlığın sessiz odasında un ufak olur gider.

İnsanın gerçek büyüklüğü; bir gece yarısı kimseden takdir beklemeden ettiği o sessiz duada, kimsenin ruhu duymayacakken vazgeçtiği küçücük bir haksızlıkta, yalnızken bile gözü gibi koruduğu o lekesiz dürüstlükte saklıdır. Kalabalıklar içindeki huzurumuz, yalnızlığımızda verdiğimiz o büyük mücadeleden süzülüp gelir. Çünkü insanı gerçekten dürüst kılan vitrindeki duruşu değil; kapılar kapandığında kendi içiyle yaptığı o çetin kavgayı kazanmış olmasıdır.

Büyük sufí İbn el-Arabi ne kadar güzel dokunur ruhumuza:

"Sen yalnız kaldığında da Allah ile berabersin. O halde yalnızlığından utanma, bilakis O'nun huzurunda edebini koru. Hakiki edep, kimse yokken de O'nun varlığını hissetmektir."

Günün sonunda, ışıklar söndüğünde ve o çok güvendiğimiz kalabalıklar kendi yalnızlıklarına çekildiğinde, baş başa kaldığımız tek şey aynadaki yüzümüz ve vicdanımızla yaptığımız o kaçınılmaz pazarlıktır.

Şimdi gel, durup samimiyetle soralım kendimize: Gün boyu sahnede oynadığımız o erdemli, o iyiliksever insan, odamızın kapısı kapandığında nereye kayboluyor? Yalnız kaldığımızda içimizdeki o karanlık yanla yüzleşmeye gerçekten cesaretimiz var mı, yoksa vicdanımızın o sızlatan sesini bastırmak için yine telefonun soğuk ekranına, kalabalıkların gürültüsüne mi sığınıyoruz?

Hiçbir gözün üzerinde olmadığı, hiçbir alkışın yükselmediği o zifiri sessizlikte... Kalabalıklara sunduğun o süslü vitrini bir kenara bıraktığında, geriye gerçekten "sen" diye bir şey kalıyor mu?

Sahi dostum, kapılar kapandığında ve o çetin nefis muhasebesi başladığında; sen gerçekten kimsin?

 Yazar Soner Atabek

soneratabek@bilgigazetesi.org

 

Etiketler : Soner Atabek Yazar KöşeYazısı Eğitim Bilim SonDakika Makale Haber Haberler Dünya
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

SON DURAĞIN AYNASI

SON DURAĞIN AYNASI

Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI

22 saat önce
Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Türkiye genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının batı kesimlerden başlayarak hissedilir derecede düşeceğini açıkladı.

23 saat önce
Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi

Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Yeni Zelanda’nın 2025/2026 sezonu süt üretimi verilerine ilişkin kapsamlı bir analiz paylaştı.

23 saat önce
Yorumlar

Selim Ermiş

Emeğine kalemine sağlık üstad yine tam ortasından yazmışsın 👍🏻🫵🏻🫵🏻

3 ay önce
Other Posts
23.10.2026 - Bütün Yollar Nereye Çıkıyor? 10.10.2026 - Tüm Kapılar Kapandığında Açılan O Tek Yol 26.09.2026 - Yorulmadın mı Her Şeyle Savaşmaktan? 19.09.2026 - Yol, Dua ve Şifa 13.09.2026 - Kendinden Kaçarken Kendine Varmak 29.08.2026 - Sahip Olduklarımızın Sahibi Midir İrademiz? 22.08.2026 - Kazandım Derken Ne Bıraktın Arkanda? 15.08.2026 - Kendi Kendine Geç Kalma 01.08.2026 - Kapılar Kapandığında Kimsin? 25.07.2026 - Kendi Yalnızlığına Hoş Geldin 18.07.2026 - Kapı Aslında Hiç Kapanmadı: Modern Zamanlarda Hakikate Uyanmak 11.07.2026 - İÇİNDEKİ SULTAN 04.07.2026 - İçerideki Kapıları Kapatmak: En Büyük Özgürlük 27.06.2026 - Hakikatin Soğuk Çıplaklığı: Bizi Ayakta Tutan O Sancılı Bağ 19.06.2026 - Kalabalıktan Uzak, Hakikate Yakın 13.06.2026 - Büyük Kapılardan Önce Geçilen Dar Yollar 06.06.2026 - Görünmeyen Güven ve Kalbin Evi 30.05.2026 - Ruhun Özgürlük Yürüyüşü 23.05.2026 - Karakteri Hür Olanı Hangi Korkuyla Yeneceksiniz? 16.05.2026 - Zamanın Sessiz Bilgisi ve Kaderle Yeniden Tanışmak 09.05.2026 - Korku Panayırında Uyanmak 01.05.2026 - Kaderin Kapısını Kalbiyle Çalanlar 06.02.2026 - Kaybederken Kendini Bulmak: En Güzel Yenilgi 24.01.2026 - Aynadaki Yüzümüz 09.01.2026 - Asanın Kırıldığı Yer 26.12.2025 - Aidiyetin Sessiz Çöküşü 06.12.2025 - Büyük Davaların Yuttuğu Vicdan 07.11.2025 - Kul Olanın Boyun Eğmezliği 26.10.2025 - AH BURSAM... GÖNLÜMÜN YARASI 17.10.2025 - Bizi Bize Bırakmıyorlar 03.10.2025 - Hani O Efendi, Namuslu Ülke Nerede? 24.09.2025 - Hizmetkâr Olması Gerekenler Efendi Oldu! 13.09.2025 - Vicdanın Enkazı 07.09.2025 - Kötülüğün Sıradanlığına Alışmak: Vicdanımız Nereye Gidiyor? 03.09.2025 - Ateş Çemberinin Kenarında 24.08.2025 - Liyakatsizliğin Acı Faturası 15.08.2025 - Kalbimiz Neden Sustu? 07.08.2025 - Kendimize Söylediğimiz Yalanlar 27.07.2025 - Hayat Filminde Sen Yönetmensin 22.07.2025 - Yaşamak Diye Bir Korku Var İçimizde... 12.07.2025 - Hayatımın En Zor Yazısı... 23.06.2025 - Uygarlığın Kanlı Çelişkisi 12.06.2025 - Suskunluğun Ferhanesi 31.05.2025 - Kötülere İyi Demenin Bedeli 25.05.2025 - Koltuk Mu İnsan Mı? Masanın İki Yüzü ve Onur Sınavı 21.05.2025 - Allah Bizi Duyuyor mu? Kalbin Sessiz Çığlıkları 17.05.2025 - Kalbi Kırık Aynalar: Kaybolan Güvenin Gölgesinde 09.05.2025 - Cenneti Cehennemde Aramak! 02.05.2025 - Yorgun Kalplerin Sessiz Çığlığı 25.04.2025 - Kalplerimiz Neden Çoraklaştı? 16.04.2025 - Ödünç Alınan Hayatlar 21.02.2025 - İyilerin Kenarda Kaldığı Türkiye 05.01.2025 - Sahte Dünya Oyunları 24.11.2024 - Asla Düşünme! 01.11.2024 - "Eğitim Sistemimiz: Bizi Hangi Hayvana Benzetiyor?" 17.10.2024 - Vur Vatandaşın Sırtına! 21.09.2024 - Gerçekten Din Kardeşi miyiz? 12.09.2024 - Bize Ne Oluyor? 24.08.2024 - Biz neden bu kadar beceriksiziz? 08.08.2024 - Öfkeli insanlar ülkesi! 18.07.2024 - Kaosu Ve Ölümü Kim Çağırıyor? 11.07.2024 - Çürümenin sonu hep aynıdır, yok olmaya mahkûmdur! 02.06.2024 - Harese 17.05.2024 - Bu Ülkeye Ne Oldu Böyle? 10.05.2024 - Kimse Unutamaz! 23.04.2024 - Türkiye'nin Trajikomik Hayatı 13.04.2024 - Çocuklarımızı Kim Ateşin İçine Atıyor? 04.04.2024 - Neden Öldürüyoruz? 24.03.2024 - Türkiye Yorgun mu? 15.03.2024 - ‘’İncinmişsin’’Dedi 09.03.2024 - Değerlerini Kaybeden Bir Toplum 17.02.2024 - DIŞ GÜÇLER 12.02.2024 - Aydınlık ile karanlığın kavgası 11.02.2024 - UMUTLA BAK 11.02.2024 - ÜLKEMİ ÖZLÜYORUM 11.02.2024 - SÜRÜDEN AYRILMAK 11.02.2024 - KÖLELERE İYİ DAVRANIN 11.02.2024 - İŞİ EHLİNE VERMEK 11.02.2024 - ÇAĞDAŞ KÖLELİK 11.02.2024 - BU YOL BİZİ KAVGAYA GÖTÜRÜR 11.02.2024 - BEN NE YAPIYORUM 11.02.2024 - BEN NE DERSEM O 11.02.2024 - BEDELİNİ ÖDEYENLER 11.02.2024 - AH BURSAM AH!
ad image
ad image