Arama

                                                

Selahattin ve Sihirli Hoparlör

Bike S. Demirkız'ın köşesi: Selahattin ve Sihirli Hoparlör

26/06/2025 12:19 | Son Güncelleme : 16/09/2026 16:03 | Bike S. Demirkız


Selahattin ve Sihirli Hoparlör
ad image
ad image

Selahattin ve Sihirli Hoparlör

Yazan: Bike S. Demirkız

IMG-20250626-WA0010[1]-i685d3bf2113c6.jpg

 

Yine o lanetli ışık. Dolaptan sızıyordu. Bildiğin mor renkte atan bir kalp, karanlıkta göz kırpan bir hortlak gibi.

Selahattin, İstanbul’da bir kamu kurumunda çalışan, bekâr, yalnız ve bazı korkularla mücadele eden bir adamdı. 38 yaşındaydı ve annesi "Evlenemedin gitti" diye darlıyordu. Her gün arayıp:

“Selahattin’im... sesin yorgun geliyor evladım, ateşin mi var yoksa? Tavuk suyu çorbası yaptım, getireyim hemen” diye devam ediyordu ki, az geçmeden kapı çalıyor ve üst komşusu Nezaket Teyze çat kapısında:

“Seni camdan gördüm Selahattin oğlum, yüzün soluktu. Annen tembih ettiydi.  Tavuk kaynattım yavrum, hemen sana bir çorba yaptım. Yatmadan iç mutlaka iyi gelir, şifadır şifa!” diyerek bir kavanoz çorbayı eline tutuşturuyordu.

Gelgelelim Selahattin’in tavuk suyu çorbasıyla travmatik bir ilişkisi vardı. İçtikçe ter basıyor, çocukluğundaki grip sezonları aklına geliyor, gözleri yaşarıyordu.

Her şeyin üstüne bir de kredi kartı ekstresi ölüm yazgısı gibi tepesinde duruyordu. Şimdiyse yatakta, üstünde burnuna kadar çekilmiş bir yorgan, elinde eski bir Yasin, gözleri mor ışıkta.

“Tamam,” dedi içinden, “Ben çocukken karanlıktan ve gece titreşen gölgelerden korkardım ama artık bir yetişkinim. Kira, doğal gaz, elektrik ve telefon ödüyorum lan ben. Korkacak daha başka şeyler var artık.”

Psikoloğunun önerdiği teknikleri hatırlamaya çalıştı, ne demişti:

Beş şey gör...
“Görmüyorum abicim, karanlık. Gördüğüm tek şey dolaptan gelen mor cehennem ışığı.”

Dört şey hisset...
“Yorgan. Burnum. Elimdeki Yasin ve Yasemin’in gidişinden sonra oluşan o koca boşluk.”

Üç şey duy...
“Rüzgâr. Dışardan gelen çöp kamyonu gürültüsü ve kalbimin, borçlarımı hatırlatır gibi atan sesi.”

İki koku...
“Korkudan çıkardığım gaz ve ucuzluktan aldığım naneli diş macunu.”

Bir tat...
“Diş macunu ve hâlâ akşam yemeğinde içmeye çalıştığım tavuk suyuna çorba ve ben o çorbadan nefret ederim.”

Kendini biraz toparlar gibi olunca kalktı, Ayağını soğuk döşemeye basar basmaz, içinden sunturlu bir küfür geçti. Emin adımlarla dolaba yürüdü. Dolap kapısını ani bir hareketle açtı. Ne var ki içerden fırlayan bir şey olmadı.  Dolapta, sadece bir bluetooth hoparlör, mor mor yanıp sönüyordu. Cep telefonunun ışığıyla inceledi. Üzerinde Arap harfleri mi Latin mi belli olmayan garip bir yazı: "Zirzop-1 Modeli".

O sırada bir ses bomba gibi yankılandı odada:

“SE-LAA-HAT-TİN! Düğmeye bas!”

Selahattin korkudan yere düştü, bir yandan da kendi kendine söylendi:

“Bu ne lan? Spotify artık cin-peri işine de miel attı?”

Kafası karışık ama umutsuzluktan yılmış halde düğmeye bastı.

Hoparlörden mor bir duman yükseldi önce. Ardından odanın ortasında, ani bir patlama gürültüsüyle birlikte Cin Cabbar beliri verdi!

Üzerinde neon sarısı bir sabahlık, altında parıltılı şalvar, ayağında parmak arası terlik, kafasında topuz yapılmış bir tülbent, elindeyse bir kahve kupası…

Selahattin:

“BU NEEE BEE?!”

Cin Cabbar kollarını açtı:

“Beni çağırdın, geldim işte! Selahattin, ben senin kısmetinim!”

Selahattin geriye doğru yürüdü:

“Ben kimseyi çağırmadım. Sen de kimsin? İn misin cin misin? Bu ne kıyafet?!” Dizi karakteri gibisin?

Cabbar gözlerini devirdi:

“Allah aşkına Selo’ya biraz medeniyet Ayol… 2025 yılındayız. Hâlâ ‘niye sabahlık giydin’ mi diyorsun? Alaaddin zamanında yelek gömlek modaydı ama şimdilerde ben ev konforunu tercih ediyorum valla. Üstelik sabahlığım anti-stres kumaştan sihir yaparken daralmıyorum artık.”

Selahattin hâlâ şokta.

“Şu bildiğimiz Alaaddin’in Cini misin yani?”

Cabbar gülümsedi:

“O çakmam. Disney versiyonum. Ben orijinal Cabbar’ım ayol. Cinler Sendikası, Ruhlar Platformu Başkan Yardımcısı. Binlerce yıldır dilek görevindeyimBugün son tayinim çıktı: Sana! Sonra emekliyim!”

Selahattin hâlâ inanamaz halde:

“Peki… üç dilek falan var mı?”

Cabbar başını sallar:

“Klasik paket, üç dilek. Ama dikkatli ol, biri geçen sene ‘İnstagram’da ünlü olayım’ dedi, kedi filtresi suratına yapıştı, hâlâ kurtulamadı.”

Selahattin düşünüyordu... sonra gülümseyerek:

“O zaman, birinci dileğim: Kredi kartı borçlarım tamamen silinsin. Hem de faiziyle.

Cabbar parmağını şıklattı.

“Silindi. Banka seni ‘mistik vaka’ olarak arşivledi. Hatta banka müdürü sana en iyi müşteri plaketi hazırlatıyor.” Selahattin hemen kontrol etti. Bprç miktarı anasından doğduğu günkü kadardı. “0”

Selahattin biraz daha cesaretlendi.

“İkinci dileğim… Resmî maaşım, müsteşar maaşı seviyesine çıksın” “Hatta işe gitmeden maaşım hesaba yatsın, bankamatik memurlar gibi olayım”.

Cabbar:

“Yapıldı. Şimdi bankadan SMS’ler düşecek telefonuna, Artık 6 ayrı yerden maaşlar gelecek her ay hesabına. İşe gitmen de gerekmiyor.  Hatta kurum çaycısı her sabah eve getirecek çayını.” O sırada gerçekten telefon bipledi. Hemen ardından da kapı çaldı.  Kapıda çaycı Hüseyin, “Çaylarrrr” diyerek çayını eline tutuşturdu. ”Saygılar müdürüm” diyerek önünde eğilerek gerisin geri gitti.

Selahattin şaşkın kapıyı kapatıp önce çayından bir yudum sonra derin bir nefes aldı.

“Ve… üçüncü dileğim…”

Cabbar temkinli:

“Hadi bakalım, en kritik kısım…”

Selahattin yumruklarını sıktı:

“Bu dünyadan tavuk suyu çorbası kalksın. O çorba artık YOK olsun! Ne annem zorla içirsin ne Nezaket Teyze kapıma dayansın. Kimse beni sıcak sıvıya boğmasın!”

Cabbar gözlerini kocaman açtı:

“Vayyy sen… gerçekten karanlık bir insanmışsın. Beğendim.”

ŞAK!

Tavuk suyu çorbası, dünyanın her yerinde aynı anda yok oldu. Lokantalarda “çorba bitti” yazısı camlara asıldı. Anneler ağlayıp, ağıtlar yaktı. Marketlerde hazır çorba reyonları yağmalandı.

Az sonra telefonu çaldı, arayan annesiydi:

“Selahattin oğlum, inanmayacaksın tavuk haşlıyorum suyu çıkmıyor. Ben şimdi nasıl çorba yapacağım evladım sana, eyvahlar olsun. Ne oluyor bu dünyaya?!”

Bu sırada güm güm kapı çalındı, gelen elbette ki alı al moru mor Komşusu Nezaket Teyze’ydi:

“Selahattin evladım, ay inanmayacaksın ne oldu, dolabımda her zamanki tavuk vardı, tam hadi çıkarayım Selahattin oğlum sever ona bir çorba kaynatayım dedim ki, aa bir de ne göreyim tavuğun sankiitüm suyu çekilmiş sadece kuru kemik kalmış, bu ne iş anlayamadım. Tövbe tövbe! Haberlerde de duyduydum ama inanmadıydım. Şimdi senin canın çorba çeker, ne yapsam bilemedim ki, acil bir çare bulmalıyım.” Deyip gerisin geri yukarı gitti.

Selahattin mutfakta tek başına, ağzını kapatmış kıs kıs gülmekteydi.
O sırada Cabbar arkasında beliriverdi:

“Bu başlangıçtı Selahattin. Dilersen birlikte anneni evlendirir, üst komşuya ev taşıttırır, Yasemin’i tavlarız. Hepsi sende.”

“Nasıl olacak bu, dilek hakkım bitti sanıyordum.”

Cabbar koltuğa yerleşmiş parmak arası terliğini sallarken derin bir iç çekti:

“Vallahi Selahattin... Üç dilekle dünyayı değiştiren ender müşterilerdensin helal olsun sana be. dilek hakkın bitti, evet ama biz de daha ölmedik.”

Selahattin kahkaha attı:

“O zaman sen hoparlöre geri mi dönüyorsun?”

Cabbar kaşını kaldırdı:

“Yok artık emekli oldum ya bir süre yanına yerleşiyorum. Dilekler bitti ama... Ruhsal Rehberlik Hizmeti açık. Birlikte Yasemin’e açılacağız.”

Emekli de olsa bir cine git demek olmazdı, küçük odayı Selahattin ona hazırladı. Yeni müsteşar maaşıyla, eve bir masaj koltuğu, bir Türk kahvesi makinesi ve akıllı bir süpürge de aldı.

Yaşasındı, hayatında tavuk suyu çorba yoktu artık ama kalbinde hâlâ bir boşluk, bir sızı, bir "çevrimiçi ama mesaj atamıyorum" durumu vardı. 

Yasemin…

2018 yılında ayrıldıkları günden beri onu hiç unutamamıştı. Hâlâ Instagram’da gizli hesaptan stalk’luyor, “story'sine kim bakmış?” listesinde üçüncü yedek hesabıyla hep birinci sırada yer alıyordu.
Facebook’ta “Eski Sevgililer-Duygusal İltifatlar” sayfasında, aşkını ve acısını anlatan yürek burkan paylaşımlar yapıyordu.  Yaseminse...arkadaşları ile boy boy fotoğraflar paylaşıp, hiç yüz vermiyordu ona. Yani Story’leri dolu, kalbi boştu. Ya da öyle sanıyordu.

Bir gece, Cabbar odasından bir hışırtıyla salona geldi. Bu defa üzerinde bordo kadife sabahlık, ayağında pofuduk flamingolu terlikleri vardı.

“Selahattin... Ben geldim. Ne haber birader?”

Selahattin o sırada, koltuğunda oturmuş boza içerken, Yasemin’in eski paylaşımlarına bakıyordu.

“Yasemin... onu unutamıyorum Cabbar. Bitti diyor ama bana her doğum günümde hâlâ kalp emojisi atıyor. O kalpte hâlâ bir şey var bence.”

Cabbar iç geçirdi:

“Aşk en zor sihir. Hele ki sosyal medya çağında… Neyse, dilek hakkın bitti ama ben sana ‘Bonus Duygusal Danışmanlık Paketi’ açtım. Evet artık ‘Yasemin 2.0’ için beta testindeyiz.”

Selahattin gözlerini kocaman açtı:

“Gerçekten mi?”

“Yarı gerçek, yarı spiritüel... yüzde yüz saçmalık,” dedi Cabbar. “Ama işe yarayabilir.”

Cabbar, taktikleri sıraladı.

MSN ismini “SelooOoOo KalbimSensinYasemin” yapmak

Facebook’tan “poke” atmak

WhatsApp profil fotoğrafını birlikte çektikleri 2017 yaz tatilinden seçmek

“Cabbar bu taktikler... şey... biraz... demode sanki, 2008 model gibi sanki?”

“İyi de ben orada kalmışım, aradaki sürede Cinland’da tatildeydim Selahattin. 2008’de TikTok mu vardı, insanlar bunları kullanıyordu.” “Madem öyle konvansiyonel plana geçelim” dedi.

Yasemin hâlâ sabahları yürüyüşe çıkıyor, akşamları markete gidiyordu. Cabbar bir plan yaptı:

Selahattin’i her sabah köşedeki büfeye gönderdi: “Aynı anda çay alırsanız göz göze gelirsiniz.”

Mahalle kedisine GPS taktı, Yasemin’in rotasını analiz etti.

Yasemin’in Spotify listesinden onun en çok dinlediği şarkıyı analiz etti: Sezen Aksu – Kaç Yıl Geçti Aradan

“Bu Sezen şarkısı varsa listesinde... geri dönüş mümkün!” dedi Cabbar, gözleri parlayarak.

Gelgelelim büyük bir tehlike kapıya dayanmıştı…

Tüm bu planlar yapılırken üst komşu Nezaket, tavuk suyunun yokluğunu hâlâ kabullenememişti. Elinde yeni bir tencereyle kapıyı çaldı:

“Selahattin evladım...müjdemi isterim. Facebook’da şahane bir çorba tarifi buldum tam senlik. Kereviz saplı brokoli çorbası... Tavuk suyu belki yok artık ama, bu da tam sağlık bombasıymış.  Anneciğini de aradım hemen müjdeyi ona da verdim pek sevindi kadıncağız”

“Teşekkür ederim Nezaket Teyze... ama ben... ama şu an çok işim var da.”

Nezaket kapıdan kafayı uzatıp içeriye bakmaya çalıştı. Salon koltuğuna atılmış Cabbar’ın parlak sabahlığı görünce, bir göz kırptı:

“Yoksa kız meselesi mi” diye fısıldadı “Çorbayı artık beraberce içersiniz, iyi gelir” diye kıkırdayarak “sen işine bak hadi hadi! Nişan için tatlılar benden, haberin olsun!” “Çok güzel zerde yaparım” deyip, yüzünde benim hemen annesini aramam lazım ifadesiyle, koşar adım merdivene yöneldi.  O sırada Selahattin kapıda elinde çorba tenceresi kala kalmıştı. Cabbar arkasından yanaştı. “Haklıymışsın oğlum Selahattin ama yapacak bir şey yok, bu kadın bana bile terliğimi ters giydirir” diye omuzuna vurdu.”

Neyse ki aynı gün bu travmayı unutturan bir gelişme yaşandı. Yasemin ilk kez o gün Selahattin’in story’sine bir kalp attı, Üstelik doğum günü bile değildi. Cabbar zafer kazanmış gibi salonun ortasında dans ediyordu ki, Selahattin heyecandan hoparlörü elinden düşürdü. Hopp Cabbar tekrar hoparlörün içine dönüverdi.

Ne yapacağını düşünürken, Selahattin’in cep telefonuna bir mesaj düştü:

"Selahattin’im ben Maldivler’e geldim, emekliliğin tadını çıkarıyorum. Dilek hakkın bitti, ama neyse ki umut sınırsız. Bundan sonra Yasemin'i fethetmek senin görevin. Ben sihri yaptım, müsteşar maaşınla aşka yürümek sende artık."
                                                           Cabbar, Ruhsal Rehberlik Departmanı Başkanı (RRD-B)

 

Ekinde bir fotoğraf; Muhteşem bir kumsalda, güneşte ışıldayan parlak tanga mayosu ile Cabbar, elinde şemsiyeli bir meyve kokteyli, ayağındaysa her zamanki parmak arası terlikleri….

Etiketler : bike s. demirkız öykü
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

ad image
ad image

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kurtlar Vadisi Dizisine Bilirkişi İncelemesi

Kurtlar Vadisi Dizisine Bilirkişi İncelemesi

2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin 2026 yılında yeniden açılan soruşturma, kapsamını genişleterek devam ediyor.

19 dakika önce
OKUL BİLGİSAYARLARI BAŞARIYI DÜŞÜRÜYOR, VELİLER İSYANDA

OKUL BİLGİSAYARLARI BAŞARIYI DÜŞÜRÜYOR, VELİLER İSYANDA

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki devlet okullarında her öğrenciye bir dijital cihaz dağıtılmasıyla başlayan "dijital dönüşüm", beklenenin aksine akademik başarıyı olumsuz etkiliyor.

22 saat önce
SAMSUNSPOR'DAN GELECEĞİN TARAFTARLARINA ANLAMLI DOKUNUŞ: 35 BİN ÖĞRENCİYE HEDİYE PAKETİ

SAMSUNSPOR'DAN GELECEĞİN TARAFTARLARINA ANLAMLI DOKUNUŞ: 35 BİN ÖĞRENCİYE HEDİYE PAKETİ

Samsunspor Kulübü, şehir ile kulüp arasındaki bağları güçlendirmek ve yeni nesillere Samsunspor sevgisini aşılamak amacıyla başlattığı "Bu Şehrin Çocukları Samsunsporludur" projesinde mutlu sona ulaştı.

23 saat önce
Yorumlar

Other Posts
22.07.2026 - Film Tahlili THE ODYSSEY: Christopher Nolan Homeros’u Yeniden mi Yazdı? 02.07.2026 - ATEŞİ KİM SÖNDÜRÜYOR? 25.06.2026 - Vampirlerin kökeni 14.06.2026 - FİLM TAHLİLİ İFŞA GÜNÜ (DISCLOSURE DAY): HOLLYWOOD’UN YENİ UFO MİTOLOJİSİ Mİ? 07.05.2026 - MELUSINE VE MENORAH (7 kollu Şamdan) 04.05.2026 - Kime Göre, Neye Göre Doğru? — Kuantumun Tokadı 04.05.2026 - Bir Çocuk Kitabından Taşan Gerçeklik: Baron Trump ve Zamanın Kırılması 05.02.2026 - Atlantis Kazandı, Lemurya Kaybetti 27.01.2026 - Parkinson’da Üç Cepheden Umut: İlaç, Hücre ve Gerçekler 27.01.2026 - Gerçek Savaş Nerede? Zihin, Ego ve Kötülük Yanılsaması 25.01.2026 - EŞİK 07.01.2026 - Tarih Yazıyla (mı?) Başlar 31.12.2025 - Uyanmış Olanlara Mektup 25.12.2025 - MÖDRANIHT (ANNELER GECESİ) 25 ARALIK 18.12.2025 - DOSYA: DİLLERİN KÖKENİ BÖLÜM 6,5: Luvice – Sümerce – Türkçe: Tesadüf mü, Derin Hafıza mı? 18.12.2025 - DOSYA: DİLLERİN KÖKENİ BÖLÜM 6: ANADOLU’NUN GİZLİ DAMARI_Luvice, Ural–Altay ve Türkçenin Derin Hafızası 18.12.2025 - DOSYA: DİLLERİN KÖKENİ_BÖLÜM 5: KUTSAL DİLLERİN KAVŞAĞINDA — Sami ve Hint-Avrupa Hatları 17.12.2025 - DOSYA: DİLLERİN KÖKENİ _BÖLÜM 4: Hint-Avrupa Dillerinin Kökeni Peşinde 16.12.2025 - DOSYA: DİLLERİN KÖKENİ_ BÖLÜM 3: Sami Dillerinin Kökeni: Proto-Sami’nin İzinde 15.12.2025 - DOSYA: DİLLERİN KÖKENİ _BÖLÜM 2: Dillerin Atası Var mı? 12.12.2025 - DOSYA: DİLLERİN KÖKENİ BÖLÜM 1: Gizemli Seslerin İzi: Dilin Kökeni 01.12.2025 - THEIA’NIN DÜŞÜŞÜ 20.11.2025 - İNSANIN UNUTTUĞU 12 SARMAL 15.11.2025 - Beşinci Boyutun İnsanları: Yeni Bilincin Eşiğinde 12.11.2025 - Sayıların Fısıltısı: Evrenin Seninle Konuşuyor 10.11.2025 - Evrenin Gizli Kodu: Hermetik Felsefenin Yedi Yasası 05.11.2025 - Kudüs: Kutsal Şehir mi, Yoksa Dünyanın Enerji Kalbi mi? 28.10.2025 - Kutsal Kâse: Tanrısal Bilincin Kapısı 25.10.2025 - Yüksek Farkındalık Çağında Serbest Enerji: İnsanlığın Bir Sonraki Sıçraması 20.10.2025 - Bir An Daha: Ölüleri Yaşatmanın Fotoğrafik Bilimi- Simile-Viventem 16.10.2025 - İlk Dondurulan Adam Yeniden Uyanırsa: Sadece Beden mi, Yoksa Ruh da mı Geri Dönecek? 13.10.2025 - Lyraan’ın Güncesi: Atlas’ın Kalbinden 13.10.2025 - 3I/ATLAS: GERÇEKTEN BİR KUYRUKLU YILDIZ MI, YOKSA KOZMİK BİR MESAJ MI? 07.10.2025 - Atlantisli Yıldız Tohumları Kozmik Rahimden Yankılanan Hatıralar 06.10.2025 - Yıldız Tohumları Gerçek mi? 05.10.2025 - 3 – 6 – 9: Kozmosun Gizli Anahtarı 03.10.2025 - Titreşimin Mimarisi: Om’un Ötesine Uzanan Yol 01.10.2025 - Kendime Öğütler 23.09.2025 - Geçmişi Değiştiren Deney: Kuantumun Tuhaf Zaman Oyunu 22.09.2025 - 500T’de bir Sürahi Nine 19.09.2025 - Astroloji Bilir 16.09.2025 - Cadının Aynasında: Işığın ve Gölgenin Hikâyesi 12.09.2025 - Kaç Adamla Oldun…? 11.09.2025 - Kız kısmı okuyup da ne yapacak? 10.09.2025 - 80 Kilo Daha Hafif 07.09.2025 - Rosalinda – Ahtapot’un gölgesinde Aşk 07.09.2025 - Walter Russell ve Kuantum Çağının Yankısı: Unutulmuş Geleceğin Hatırlanışı 05.09.2025 - Karanlıkta Bir Işık: Fatma ve Çocuk 04.09.2025 - Son Baharda Aşk 03.09.2025 - Eylül’ün Eşiğinde: Işığın ve Gölgelerin Dansı 02.09.2025 - Hatırlamanın Zamanı: Dünya’nın Unutulmuş Hikâyesi 02.09.2025 - Beyaz Cadılar: Işığın Kadim Muhafızları 01.09.2025 - Ayten’in Işıkla Sınavı 30.08.2025 - Evde Misafir Var: Tahliye Planı ve Acil Çıkış Haritası 29.08.2025 - Cenazeye Gitmedim 29.08.2025 - PEGASUS PROJESİ: ZAMANIN PERDELERİNİ ARALAYAN GİZLİ DENEYLER 28.08.2025 - Kozmik Hafıza: Akaşik Kayıtların Kapısını Aralamak 24.08.2025 - Kozmik Gizem: ASKAP J1832-0911 23.08.2025 - 3I/Atlas: Uzaydan Gelen Bir Ziyaretçi mi, Yoksa Kozmik Bir Sondaj Aracı mı? 22.08.2025 - PENCERENİN ARDINDA 17.08.2025 - Fedakârlık Nereye Kadar? 10.08.2025 - Çocuklarıma Hayat Dersleri 09.08.2025 - DUYMAYAN KİM? 03.08.2025 - Kadın Dilinden Anlama Sözlüğü – Damat adayına tavsiyeler 02.08.2025 - Erkek Manifestosu (Bir Anadolu Eri’nin Haykırışı) 29.07.2025 - Dino Mahallede 26.07.2025 - Hijyen Sanatı 23.07.2025 - Bir Şey Yapacaktım ama Ne? 20.07.2025 - Bir Kahve Alır mıydınız? 19.07.2025 - Mırnav’ın Açlık Savaşı 18.07.2025 - Gülbahar Teyze ve Üç Cingöz 17.07.2025 - Cinayet Kulübü 15.07.2025 - Ayın Karanlık Yüzü 14.07.2025 - Porselen Bebek 10.07.2025 - Karga Kardeşliği: Kanat Kanata İntikam 09.07.2025 - Kâmil ve Mahalle Savaşları 29.06.2025 - Son Fırça Darbesi 28.06.2025 - Bir Tutam Sır 26.06.2025 - Selahattin ve Sihirli Hoparlör 23.06.2025 - Karabıyık: Sucuğu kim yedi? 20.06.2025 - VIZBEY’İN BODRUM GÜNLÜKLERİ 19.06.2025 - BEYAZ ATLIYI BEKLERKEN 18.06.2025 - DELİ KİM? 16.06.2025 - Kozmik Dolmuş Günlükleri 3 Stardate-2 Yaş Krizi Galaksisi 14.06.2025 - Orda Bir Köy Var Uzakta 13.06.2025 - ARŞİV 11.06.2025 - Kozmik Dolmuş Günlükleri 2_Kaynanaların Gözü Üzerimde 10.06.2025 - Hayat Ağacı (Tree of Life) 09.06.2025 - Kim Bu Bebek! 07.06.2025 - Kali Yuga’dan Satya Yuga’ya Geçiş: Kozmik Döngüde İnsanlığın Uyanışı: Ezoterik, Kabalistik, Felsefik ve Tasavvufi Perspektiflerden Derinlemesine Bir İnceleme 05.06.2025 - KUTSAL KAN: TOMRİS 05.06.2025 - ERTESİ GÜN 05.06.2025 - UYUYOR GİBİ... 03.06.2025 - GÜNEŞTEN GELEN 02.06.2025 - Yalanın Kızı 30.05.2025 - YENİ BİR ÇAĞIN EŞİĞİNDE 25.05.2025 - 144.000: IŞIĞIN SON SAVAŞI 19.05.2025 - Karanlık Çağ - Deniz Kavimleri (MÖ 1200–800) 15.05.2025 - Gölge Mekân – Seçilmişlerin Kulübü 08.05.2025 - BAY KURT 02.05.2025 - YİTİK EŞİK 30.04.2025 - ADIMI KANLA YAZDIM 30.04.2025 - Kurt Mitolojisi: Kültürler Arası Bir Sembolün İzinde 25.04.2025 - SON DURAK 21.04.2025 - YUVAYA DÖNÜŞ 18.04.2025 - SAKLAMBAÇ 18.04.2025 - Süper Ruh: Evrensel Bilincin Uyanışı 17.04.2025 - LANETLİ YÜZÜK 15.04.2025 - KÖK 14.04.2025 - AYSU VE GÖLGELER KAPISI 11.04.2025 - SİSLERİN İÇİNDEN GELEN 09.04.2025 - ZAMANIN YANKISI 07.04.2025 - Beneath the Endless Waves 07.04.2025 - Arzın Merkezine Bir Bakış: Oyuk Dünya Teorisi 04.04.2025 - İLAHİ DÖNÜŞÜM 31.03.2025 - SAAT 3:12 31.03.2025 - YERALTININ GİZEMLİ DİYARLARI: KADİM MİTOLOJİLERDEN EZOTERİK SIRLARA 25.03.2025 - Sonsuz Dalgaların Altında (Denizkızlarının öyküsü) 25.03.2025 - Ejderhalar: Mitolojiden Gerçekliğe, Kültürler Arasında Bir Yansıma 20.03.2025 - Yıldızların Çocukları – Esmeralda’nın Hikâyesi 20.03.2025 - İSİS:KADİM TANRIÇANIN KÖKENİ VE DÜNYAYA YAYILIMI 15.03.2025 - Kediler, Sfenksler ve Kadim Medeniyetler: Bilim ve Ezoterizmin Kesişimi 10.03.2025 - Kaybolan Halkın Işığı 10.03.2025 - Megalitik Yapılar, Kristal Teknolojisi ve Kozmik Enerji: Atlantis’ten Göbeklitepe’ye Ulaşan İzler 07.03.2025 - Tarih Öncesi Nükleer Savaş: Mitolojiler, Arkeolojik Kanıtlar ve Alternatif Teoriler 04.03.2025 - Kadim Uçan Araçlar ve Gizli Teknolojiler: Vimanalar, Anunnaki ve NASA’nın Derin Uzay Sırları 02.03.2025 - AHİT SANDIĞI: KAYIP MİSTİK TEKNOLOJİ VE SAKLANAN SIRLAR 27.02.2025 - İNSANIN YARATILIŞI: MİTOLOJİ, BİLİM VE DNA’NIN SIRLARI 24.02.2025 - LİLİTH: UNUTULMUŞ TANRIÇADAN ŞEYTANİ DİŞİLE 20.02.2025 - YILAN İNSANLARIN SIRRI: DNA, İNSANIN YARATILIŞI VE EZOTERİK BİLGELİĞİN VE GİZLİ TARİHİN ŞİFRELERİ 17.02.2025 - Nefilimler: Yeryüzüne İnen Tanrılar mı, Uzaylı Hibrit Irk mı? 17.02.2025 - Peygamber Enok: Tanrı’nın Katına Yükselen Peygamber mi, Uzaylılarla Buluşan Bilge mi? 14.02.2025 - HZ. İBRAHİM: TARİH, MİTOLOJİ VE EZOTERİK GELENEKLERİN KESİŞİM NOKTASI 12.02.2025 - Tufan Efsaneleri: Nuh’un Gemisi ve Kadim Hafızanın İzleri 10.02.2025 - Bike’nin Kadim Sırlar Defteri 09.02.2025 - Ruhun Sonsuz Yolculuğu
ad image
ad image