YA TAHAMMÜL YA SABIR
Edebiyatçı Yazar Sümeyye Öztaş Yazdı: YA TAHAMMÜL YA SABIR
10/10/2025 17:35 | Son Güncelleme : 05/11/2026 15:18 | Sümeyye Öztaş
YA TAHAMMÜL YA SABIR
İnsan, hayat yolunda yalpalaya yalpalaya yürürken her adımda biraz eksilir, biraz çoğalır. Karşı koyamadığı rüzgârlar vardır; kimi zaman bir kaybın, kimi zaman bir haksızlığın, kimi zaman da adını koyamadığı iç korkuların içine savrulur. Her yaşanan, ruhun kabuğunu çatlatan bir kırılmadır aslında. Artık hiçbir zaman önceki ‘’ben’’ olamaz insan. Değişir, dönüşür, kırılır, dökülür, içine akar dertleri… Ve yeniden yoğrulur.
Ama insanın kırıldıkça güçlendiği bu uzun yürüyüşte bir kavşak vardır: tahammül mü edeceğiz, yoksa sabredecek miyiz? Tahammül, yalnızca dayanmanın, içe atmanın, zamanın geçmesini beklemenin adıdır. Kelime anlamı zaten katlanmak demektir; bir anlamda yüklenmek… Sabır ise o kırılmaların içinden geçerek yeniden doğabilmenin, acının içinden anlam devşirebilmenin adıdır. Tahammül insanı daraltır; sabır genişletir. Tahammülde insan dünyanın yükünü sırtında taşırken; sabırda ise yükünü bırakır soluklanır. Biriyle yalnızca katlanır, diğeriyle olgunlaşırız.
Hiçbir yara boşuna değildir. Hepsi Yunus’un dediği gibi: ‘’Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası.’’ Her yara yeniden doğumun; yeni bir hale terfi etmenin, yeni bir varoluşun gizli dersidir. Her biri insanın iç âlemine yönelişinin sessiz ve derin fısıltısını taşır. Ve bazen, o sessiz iç yolculukta, insan sabretmeyi değil, sabırla var olmayı öğrenir.
Sabır…
Kelimelerin içinde en çok sessizliği barındıranı; ama en çok anlamı da sırtında taşıyanıdır. Dışarıdan bakıldığında suskunluk gibi görünür; oysa içerde kıyametler kopmaktadır. Sabır sadece beklemek, boyun eğmek, acizce her şeyi zamana havale etmek değildir. Acının içinden geçerken, acıya teslim olmamaktır. Sabır, olmayanları zorlamak değil; hayatın kendi akışında huzur bulmaktır. Çünkü her şeyin bir zamanı, her çiçeğin bir mevsimi, her yaranın da bir şifa vakti vardır.
Sabır insanın olgunlaşma sürecinde sükûnetle, emekle, ümitle beklemeyi öğrenmesidir. Kalbin derinliklerinde olgunlaşmak, ruhun direncini en üst noktada hissetmektir. Her şeyin başının da sonunun da bir ölçü ile gerçekleştiğinin sırrına ermektir. Bir yaprağın bile bir irade ile yere düştüğünün bilincine teslim olmaktır. İçimiz avaz avaz haykırmak isterken; dışımızın sakince her şeyi kabullenmesidir sabır. Sessiz ama ulvi bir mücadeleyle her şeyi oluruna bırakmaktır. Suyun yönünü değiştirmeye çalışmadan, onunla birlikte akmayı bilmektir sabır.
Kur’an’da sabır imanın temel direklerinden biri olarak tanımlanır:
‘’Ey iman edenler! Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin.’’ (Bakara, 2:45)
Çünkü sabır, sadece bireysel bir erdem değil, ilahi bir imtihan bilincidir. Bu ayet, sadece beklemeyi değil iradi bir direnç ve bilinçli bir farkındalık ile yola devam etmeyi öğretir. Çünkü sabır, insan ruhunu terbiye eden sessiz bir öğretmendir.
Peygamber hayatları sabrın en güzel örnekleri ile doludur. Hz. Nuh, kavmini yıllarca uyarmış; insanların inanmaması, onun azmini ve davasına olan sadakatini zerre sarsmamıştır. Sonunda kurtuluşa erenlerden olmuştur. Hz. Yusuf’un hayatı ise baştan sona sabrın destanıdır. Kuyuya atıldığında da, sarayda köle olduğunda da, zindana kapatıldığında da saraya sultan olduğunda da aynı vakar ve teslimiyetle yürümüştür. İmtihanın en çetininden geçerken de, ödül vakti geldiğinde de hep içsel dengesini korumuş, sabırla hayatın akışına teslim olmuştur. Hz. Eyyüp peygamber ise sabrın en derin imtihanlarından geçmiştir. Malını, evladını, sağlığını kaybetmiş; ama halini yalnızca Rabbine arz etmiş ‘’Zararı bana dokundu, Sen merhametlilerin en merhametlisisin.’’ diyerek sabrın sessiz duasını dile getirmiştir. Onun sabrı, acının bile bir teslimiyet dili olabileceğini göstermiştir. Hz. İbrahim, ateşe atılırken dahi ‘’O ne güzel vekildir.’’ diyerek ateşi gül bahçesine çeviren bir teslimiyetin timsali olmuştur. Ve Hz Muhammed (sav) Mekke’de gördüğü baskı, zulüm, haksızlıklar karşısında metanetini korumuş; sabır, adalet ve merhametle hükmetmiştir. Onun hayatı, sabrın bir insanda nasıl bir asalete dönüşebileceğinin en canlı örneğidir.
Sabır…
Beklemekte olduğumuz her şeyi anlamlandırır. Fakat sabrın, kurtuluşun anahtarı olduğu gerçeğini bazen eksik değerlendiririz. Her sabrın sonu illa ki selamete çıkar; ancak sabretmiş olmak bizi hayattan alacaklı kılmaz. ‘’Ben sabrediyorum, o halde istediğimi alacağım, beklediğim her şey benim için güzelleşecek.’’ düşüncesi sabrın özüne terstir. Sabır, bir pazarlık değil; bir teslimiyet halidir. Beklemek, her zaman güzelliği garantilemez; bazen sadece kalbin olgunlaşmasını sağlar.
‘’Hangi sabrın ortasında oturup beklediysem
bir peygamber doğuramadım.’’
Bu dizeler, sabrın nasibe hükmedemeyeceğini anlatır. Zor şeyler yaşamak ve bunlara sabretmek, her istediğimizin gerçekleşeceği anlamına gelmez. Çünkü sabır, sonucu şekillendiren değil; insanın sonuca karşı duruşunu güzelleştiren bir değerdir.
Gerçek sabır; hayatın getirdiklerine de, götürdüklerine de aynı gönül sükûnetiyle bakabilmektir. Olanla olmayanı, verilenle alınanı aynı iç huzuruyla kucaklayabilmektir. Çünkü Allah ‘’Rabbin için sabret.’’ (Müddessir, 7) der. Dünyanın nimetleri önüne serilsin diye değil; kalbin Hakk’a yönelsin diye…
Psikolojide sabır dediğimiz duygu ‘’duygusal dayanıklılık’’ olarak tanımlanır. İnsan ruhu, zorluklar karşısında duygusal farkındalık ve kabullenme yoluyla büyür. Sabır, aslında bir duygu yönetimi sürecidir; öfke, korku, kırgınlık gibi duyguları bastırmadan, onların adını koyarak ve kabul ederek geçilen bir içsel olgunlaşma evresidir. En çok zorlandığımız ama bizi en çok büyüten şey de çoğu zaman işte bu süreçtir: sabır.
Gündelik yaşamda da sabrın bin bir yüzüyle karşılaşırız. Trafikteki bir sıkışıklık, bitmek bilmeyen işler, bir haberin gecikmesi, yanlış anlaşılmalar, kırıcı sözler… Her biri sabrın farklı bir tonudur ve her biri içsel dengemizi sınayan küçük imtihanlardır. İnsan hayatın bu küçük anlarında gösterdiği duruşla hem ruhunu hem karakterini yoğurur. Çünkü sabır, yalnızca büyük sınavlarda değil, günlük hayatın görünmez çatlaklarında da insanı olgunlaştırır.
Sabır aynı zamanda umuda bir tohum ekmektir. Çünkü hiçbir gece ebedi değildir; her karanlığın bağrında bir fecir saklıdır. Gecede parlayan yıldızlara tutunarak aydınlığın umudunu içimizde taşımaktır sabır. Zira her şeyin geçici olduğu, gecenin ve gündüzün sürekli deveran ettiği bu dünyada hiçbir dert kalıcı değildir. Büyüklerin dediği gibi: ‘’Ne dem baki, ne gam baki’’ Hayat, sabrın meyvelerini insana bir gün mutlaka ruhsal bir huzur olarak verir.
‘’Sabır sınavıdır, ömür dediğin.’’ demiş şair. Beklemenin zorluğu, gelenin güzelliğiyle taçlandığında sabrın değeri anlaşılır. Her insanın çiçek açacağı mevsim farklıdır; hangi toprağın hangi tohumu yeşerteceği bilinmez. İşte sabır, o mevsimin geleceğine dair inancı korumak, yalnızca toprağın üstünde olanı değil, altında olanı da sevmektir. Tohumun çürüyüp gitmesine izin vermemek, elinden geleni yapıp sonucu tevekkülle Hakk’a bırakmaktır. Zira insan seferden sorumludur; zaferden değil.
Sonuç olarak sabır, bir içsel yolculuktur. Kişinin kendi sınırlarını, yapabildiklerini ve yapamadıklarını fark etme sürecidir. Zamanın aynasında kendiyle yüzleşmek, gücünü keşfetmek ve her imtihanın içinden biraz daha güçlenerek çıkmaktır. Çünkü:
‘’Sabr ile malum olur esrar-ı Hak
Sabr ile bilindi her müşkil sebak.’’
(Hakkın sırları sabr ile malum olur. Her müşkil ders sabır ile bilinir.’’)
Ve belki de insan, sabrın sonunda istediğini değil, olması gerekeni bulur.
Sabırla, sükûnetle, dinginlikle hayatı kucaklamak dileğiyle…
Edebiyatçı- Yazar
Sümeyye Öztaş
sumeyyeoztas@bilgigazetesi.org
Bunlar da ilginizi çekebilir
SON DURAĞIN AYNASI
Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI
23 saat önceMeteoroloji’den Türkiye Genelinde Alarm: Sıcaklıklar Aniden Düşüyor, Zirai Don ve Sağanak Uyarısı!
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Türkiye genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının batı kesimlerden başlayarak hissedilir derecede düşeceğini açıkladı.
23 saat önceTarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Yeni Zelanda Analizi: Süt Üretiminde Rekor Geldi
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Yeni Zelanda’nın 2025/2026 sezonu süt üretimi verilerine ilişkin kapsamlı bir analiz paylaştı.
23 saat önce


