Artvinliler Maden ve HES'lere Karşı: Doğayı Tahrip Ederek Kalkınma Olmaz!
Artvinliler Maden ve HES'lere Karşı: Doğayı Tahrip Ederek Kalkınma Olmaz! Soner Atabek'in Açıklamaları Doğal Kaynaklara Dayalı Kalkınmanın Tehlikelerine Dikkat Çekiyor
30/06/2024 14:14 | Son Güncelleme : 05/11/2026 19:16 | Haber Merkezi
Artvinliler Maden ve HES'lere Karşı: Doğayı Tahrip Ederek Kalkınma Olmaz!
Soner Atabek'in Açıklamaları Doğal Kaynaklara Dayalı Kalkınmanın Tehlikelerine Dikkat Çekiyor
Dünya Artvinliler Derneği Başkanı Eğitimci Yazar Soner Atabek, Artvin'de madencilik ve hidroelektrik santralleri (HES) ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Atabek, Artvin'in eşsiz doğasını tahrip ederek altın madeni çıkarma yoluyla kalkınma fikrini eleştirerek, bu tür girişimlerin bölgenin doğal güzelliklerini yok edeceğini ve geri dönüşü mümkün olmayan zararlara yol açacağını vurguladı.
Atabek, günümüzde birçok bölgede benzer hesapların yapıldığını ve doğal kaynakların sömürülmesi yoluyla zenginleşme hayalinin yaygın olduğunu belirtiyor. Fakat Atabek, bu hesabın Artvin'de işlemeyeceğini ve Artvinlilerin bu konuda daha bilinçli olduğunu savunuyor. Atabek, Artvin'in Türkiye'nin en özgün doğal iklimine sahip olduğunu ve bu doğal zenginliğin korunması gerektiğini söylüyor.

Artvin’de eşsiz doğayı tahrip edip altın madeni çıkartarak kalkınacağız! Söylenen bu.
Soner Atabek, Her hafta başka bir bölgemizde benzer bir hesap gündeme geliyor. Doğayı tahrip ederek doğal kaynaklar üzerinden zengin olma hayali…
Söz konusu Artvin olunca bu hesap tutmuyor. Çünkü Artvinliler sizden daha güzel hesap biliyor. Biraz hesap bilmek, biraz ekonomiden anlamak yeter. Çünkü Türkiye’nin en özgün doğal iklimine sahip olan Artvinliler iflas etmiş bir ekonomik aklın ülkemizi sefalete sürüklemesine ‘’Dur!’’diyor. Çünkü biz biliyoruz; doğal kaynaklarla kalkınma devri bitti! Ben bilmeyenler için biraz bu konuyu açayım.

Kaynak belası
Atabek, Doğru, Sanayi Devrimi’nde doğal kaynaklar olmadan kalkınmak mümkün değildi. O nedenle Sanayi Devrimi’ni başarıyla gerçekleştiren ülkeler doğal kaynaklara ulaşmak için kıtaları yağmalamaktan da kölelik gibi büyük bir insanlık suçu işlemekten de kaçınmadılar. Ama o devir bitti. Doğal kaynaklarla ekonomik kalkınma arasındaki ilişki teknolojinin ilerlemesiyle yeni bir evreye geçti. Artık doğal kaynak- kalkınma ilişkisi tersine dönmüş durumda. İçinde bulunduğumuz ileri teknoloji çağında doğal kaynağı çok olan daha az kalkınıyor. Evet, bu bir tezat! Literatürde bir de adı var bu tezadın: Petrol laneti!
Soner Atabek, Yapılan pek çok tarihsel ve karşılaştırmalı analizde doğal kaynak zengini ülkeler artık hem daha yavaş kalkınıyor hem de daha totaliter bir rejime kayıyor. Kalkınmacılar buna ‘’ Kaynak paradoksu’’ diyor. ‘’Kaynak Belası’’ ya da ‘’Petrol laneti’’ diyenler de var. Petrol zengini ülkelerdeki yaşam standardına ya da Afrika ve Latin Amerika’daki maden zengini ülkelerin yurttaşlarına sunduğu hayata bakınca durum netleşiyor. Kaynağı olan artık kazanmıyor, hatta kaybediyor. Düşen petrol fiyatlarıyla Venezüella’dan Suudi Arabistan’a tüm üretici ülkeler iflasın eşiğinde.

Önemli olan kaynağı kimin çıkardığı değil, kimin işleyip pazarlığıdır!
Atabek, İşte bu noktada Artvinliler olarak soruyoruz? Artvin’e gelinceye kadar elimizdeki eşsiz kaynakları ne kadar kullanabildiğimiz sorusunu soruyoruz. Ülke olarak fındığın, zeytinin, eşsiz kıyıların, tarihi binlerce yıla uzanan muazzam kültürel mirasın kıymetini ne kadar biliyoruz da Artvin’de o muhteşem ekosistemi tahrip ederek ortaya çıkacak madenin kıymetini bileceğiz?

Çare, katma değeri yüksek ekonomi
Soner Atabek, Türkiye eğer kalkınmak istiyorsa var olan kaynakları daha akıllıca kullanmaktan başka çare olmadığını artık öğrenmeli. Bu çağda zengin olmak için ihtiyaç duyduğunuz kaynak, dağların altında, ya da derelerde değil, ülkemizde yaşayan yurttaşlarda saklıdır. Kaynak, o yurttaşları bir arada huzur ve barış içinde üretime katan sistemdedir. Sistem nedir derseniz: sistem daha adil bir rekabet ortamıdır. Sistem daha özgür bir girişim ortamıdır. Ve en önemlisi kastettiğim sistem daha üst beceri seviyesine sahip yurttaşlar yetiştiren eğitim sistemidir. Bu üç koşulu yerine getirmeden istediğiniz doğal kaynağı çıkartın, memleket petrolün içinde yüzse de sonuç değişmez. Bu çağda kaynak zenginliği ile rekabet etmeniz mümkün değil; çünkü ancak adil bir rekabet ortamında, Artvin’de bir maden çıkacak ise o madeni orada en iyi kimin çıkartabileceğini seçme fırsatınız olur. Çünkü ancak özgür bir girişim ortamında orada kurulacak maden ve HES’ işletmelerinin çevreye ve çalışanlara zarar vermeden, torpil, ve suiistimallerden uzak bir şekilde işleyeceğini garanti edebilirsiniz. Çünkü ancak yaratıcı bireylerin kurgulayıp işlettiği maden işletmeleri üretkenlik bakımından dünya ile rekabet edebilecek konumda çalışabilecek. Tabii bunlardan daha önemlisi bu üç koşul yerine geldiğinde fark edersiniz ki Artvin’de olması gereken, doğayı geri dönüşü mümkün olmayacak bir şekilde tahrip ederek madencilik yapmak değildir.
Buna Artvinliler asla müsaade etmeyecektir.

Dünya Artvinliler Derneği Başkanı Soner Atabek'in açıklamaları sonuç olarak;
Soner Atabek'in açıklamaları, doğal kaynaklara dayalı kalkınmanın getirdiği risklere ve sürdürülebilir kalkınma için gerekli olan unsurlara dikkat çekiyor. Artvin örneği, doğanın tahrip edilmesi pahasına yapılan kalkınma girişimlerinin uzun vadede ne kadar yıkıcı olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle, bölgenin doğal güzelliklerini korumak ve sürdürülebilir bir kalkınma modeli oluşturmak için tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerekiyor.
Bunlar da ilginizi çekebilir
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.
3 saat önceFenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.
3 saat önceSON DURAĞIN AYNASI
Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI
1 gün önce


