Tarım Uzmanı Ergin Kahveci'den Süt Sektöründe "Tabula Rasa" Çağrısı: "Çiftçi Maraba Sisteminden Kurtarılmalı"
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, küresel süt ekonomisinin röntgenini çekerek Türkiye’nin hayvancılık politikalarına dair çarpıcı bir analitik makro sentez yayınladı.
21/06/2026 17:58 | Son Güncelleme : 16/09/2026 13:14 | Haber Merkezi
Tarım Uzmanı Ergin Kahveci’den Süt Sektöründe "Tabula Rasa" Çağrısı: "Çiftçi Maraba Sisteminden Kurtarılmalı"
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, küresel süt ekonomisinin röntgenini çekerek Türkiye’nin hayvancılık politikalarına dair çarpıcı bir analitik makro sentez yayınladı. Küresel pazarda küçük üreticilerin yok olduğu "Batı tipi konsolidasyon" fırtınasına dikkat çeken Kahveci, Türkiye’nin acilen üretim merkezlerini sıfırdan planlaması ve "Tabula Rasa" (Temiz Sayfa) felsefesiyle radikal adımlar atması gerektiğini vurguladı.

İşte Kahveci’nin analizinden öne çıkan başlıklar ve Türkiye için hayati uyarılar:
Rakamlarla Küresel Süt Pazarı ve "Batı Tipi Elenme"
Küresel süt arzı 983 milyar litreye (yaklaşık 983 milyon ton) ulaşmış durumda ve bu üretimin %81,3’ünü inek sütü sırtlıyor. Sektör son 50 yıldır kesintisiz büyüyor; 2025 yılında inek sütü üretiminin %2,5 artışla 819 milyar litreye çıkması, 2054’te ise küresel talebin 1,31 trilyon litreyi bulması bekleniyor.
Ancak bu büyüme, küçük üreticinin sonunu getiriyor:
-
Küçük Çiftçi Devre Dışı: ABD'de süt üretimi artarken çiftçi sayısı yıllık %5,9, AB'de ise %5,1 azalıyor.
-
Endüstriyel Çiftliklerin Hakimiyeti: Avrupa ve Amerika’da 5-10 inekle aile geçindirmek artık imkânsız. Sektör, binlerce hayvana sahip, tamamen bilgisayarlı dev sanayi çiftliklerinin eline geçiyor.
-
Yaşam Süresiyle Doğrudan Bağlantılı: Süt tüketimi ile yaşam beklentisi arasında 0,86 gibi çok yüksek bir korelasyon var. Batı'da kişi başı tüketim 100 litreyi aşarken (ortalama ömür 80+ yaş), protein açığı yaşayan Afrika'da bu oran sadece 31 litre.
Küresel Ticaret Jeopolitiği ve "Biyorafineri" Çağı
Dünyada üretilen sütün yalnızca %11,7’si uluslararası ticarete konu oluyor. İhracatın yarısından fazlasını Avrupa Birliği (%29) ve Yeni Zelanda (%23) elinde tutarken, en büyük alıcı ise %15 pay ile Çin.
Sektörde karlılığın anahtarı ise artık klasik mandıracılık değil, yüksek teknoloji:
Fabrikalar "Biyorafineri"ye Dönüşüyor: Gelişmiş ülkeler peynir altı suyunu atık olarak dökmüyor. Yüksek teknolojiyle kurutup proteini ayrıştırıyor; bebek maması, sporcu tozları ve ilaç sanayisine yüksek fiyatlarla satıyor. Esas büyük para artık çiğ sütte değil, bu moleküler bileşenlerde gizli.
Yem-Süt Paritesi Kıskacı
Küresel piyasalarda süt fiyatları 40-45 $/100 kg bandında istikrar kazansa da yüksek yem maliyetleri üreticinin brüt marjını (Margin over Feed Cost) 18-20 dolar seviyesine sıkıştırmış durumda. Bu dar alandan işçilik, enerji ve borçlarını ödemeye çalışan üreticilerin net kârı bıçak sırtında ilerliyor.
Türkiye İçin Stratejik Çıkarım: Ütopya mı, Gerçek mi?
Türkiye, 21 milyon tonluk üretimiyle dünya 9.'su ve üretimini en hızlı artıran ilk 3 ülkeden biri. Ancak bu devasa hacme rağmen yapısal kriz kapıda. Kahveci, Türk çiftçisinin sadece ham madde tedarikçisi olmaktan çıkarılıp, kendi fabrikasına ve markasına ortak olduğu Fonterra (Yeni Zelanda), Arla (Danimarka) ve Amul (Hindistan) gibi dikey entegre kooperatif modellerine geçmesinin artık bir zorunluluk olduğunu belirtti.
Ancak mevcut sosyolojik yapı ve finansal okuryazarlık düzeyiyle bu modelin kendiliğinden kurulmasının bir "ütopya" olduğunu ifade eden Kahveci, çözüm için kamunun devreye girmesi gerektiğini söyledi:
-
Kamusal Hakemlik ve Tampon Mekanizmalar: Devlet, fiyat ve piyasa kontrolünü düzenlemeli, kolektif yapılar üzerinden sermaye ve kurumsal altyapıyı kurup zamanla profesyonelleşen çiftçiye devretmelidir.
-
"Tabula Rasa" (Sil Baştan) Planlama: Hayvancılık üretim merkezleri "ne pahasına olursa olsun" yeniden planlanmalıdır. Bu planlama; tarım ekonomisini, kırsal sosyolojiyi ve köyden kente göçü tersine çevirecek projeksiyonları içermelidir.
"Maliyeti Düşürmezsek Çiftçi 'Maraba' Olacak"
Yeni Zelanda ve Güney Amerika’nın meraya dayalı sistem sayesinde dünyanın en ucuz sütünü ürettiğini hatırlatan Ergin Kahveci, Türkiye’nin acilen hazır yeme bağımlılıktan kurtulması gerektiğinin altını çizdi:
"En ucuz yem, hayvanın kendi ayağıyla gidip merada yediği ottur. Önceliğimiz ahırdaki hayvana sürekli hazır yem taşımak değil, maliyeti tarlada ve merada düşürmek olmalıdır. Aksi halde, tıpkı et tavukçuluğunda olduğu gibi, sadece alıcının sözünün geçtiği, satıcının sözünü yutkunduğu bir 'maraba' sistemi en doğru sistemmiş gibi sanılmaya devam edecek; kök nedenleri çözmek yerine cezai ve adli tedbirlerle tanışmak zorunda kalacağız."
Bunlar da ilginizi çekebilir
OKUL BİLGİSAYARLARI BAŞARIYI DÜŞÜRÜYOR, VELİLER İSYANDA
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki devlet okullarında her öğrenciye bir dijital cihaz dağıtılmasıyla başlayan "dijital dönüşüm", beklenenin aksine akademik başarıyı olumsuz etkiliyor.
20 saat önceSAMSUNSPOR'DAN GELECEĞİN TARAFTARLARINA ANLAMLI DOKUNUŞ: 35 BİN ÖĞRENCİYE HEDİYE PAKETİ
Samsunspor Kulübü, şehir ile kulüp arasındaki bağları güçlendirmek ve yeni nesillere Samsunspor sevgisini aşılamak amacıyla başlattığı "Bu Şehrin Çocukları Samsunsporludur" projesinde mutlu sona ulaştı.
20 saat önceKendinden Kaçarken Kendine Varmak
Yazar Soner Atabek Yazdı: Kendinden Kaçarken Kendine Varmak
2 gün önce


