Mehmet Mahmut Yıldız'dan "Unvanın Hakkını Vermek: Nefsaniyet Değil, Millet İçin Hizmet" Çağrısı
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı Mehmet Mahmut Yıldız, "Unvanın Hakkını Vermek: Nefsaniyet Değil, Millet İçin Hizmet" başlığıyla önemli açıklamalarda bulundu. Çocukluğunda kendisine öğretilen "Allah anasına, babasına, vatanına ve milletine hayırlı evlat etsin" duasının altını çizen Yıldız, bu duanın bir yaşam pusulası olduğunu ve yeni doğan her çocuğa yapılan bu dileğin, bireylerin ülkesine ve milletine hizmet etmeyi öncelemesi yönünde bir öğüt taşıdığını vurguladı.
Yıldız, bu anlayışın temelinde ilim ve irfan sahibi olmak, hak ve adalet duygusuyla hareket etmek, makam ve mevkiden bağımsız olarak kibirden uzak durmak ve yetkiyi milletin emaneti bilmek gibi değerlerin yattığını belirtti. "Halktan aldığı sorumluluğu, halka hizmet olarak görmek; yöneticilik makamının namusudur" ifadeleriyle yöneticilerin sorumluluklarına dikkat çekti.
Ancak günümüzde makam, mevki, yetki ve unvan sahibi birçok kişinin bencillik, kibir ve menfaat duygularıyla hareket ettiğini üzülerek gözlemlediklerini dile getiren Yıldız, görevini halk için değil, kendi çevresi ve çıkarı için kullanan bir yönetici profilinin milletin moralini kırdığını, gençlerin umutlarını yok ettiğini ve aile yapısını zedelediğini ifade etti.
Mehmet Mahmut Yıldız, bu durumun toplumsal çöküşün en önemli işareti olduğunu, birlik ve beraberliğin bozulduğunu, güvenin yok olduğunu ve adaletin yıprandığını belirtti. Adaleti tesis edemeyen bir toplumda huzurun ve kalkınmanın da kalmayacağını sözlerine ekledi.
Yıldız'dan Etkili ve Yetkili Kişilere Önemli Çağrı
Şahlanış Partisi Kurucu lideri Yıldız, yazısının sonunda etkili, yetkili, söz sahibi ve unvan sahibi herkese bir çağrıda bulundu. Bu çağrıda şu maddeler öne çıktı:
-
Görevinizin ağırlığını hissedin.
-
Yetkinizi halk için kullanın.
-
Adaletle hükmedin.
-
Nefsani arzularınızla değil, milletin hayrını gözeterek karar verin.
-
İsimlerinizin başına yazılan unvanları değil, arkanızdan söylenecek duaları önemseyin.
Yıldız, makamın geçici, itibarın ise kalıcı olduğunu hatırlatarak, gerçek büyüklüğün halkın gönlünde yer edinebilmek ve vatan için fayda üretebilmek olduğunu vurguladı. Özellikle genç nesillerin örnek aldığı yöneticiler olarak, millete umut ve güven aşılamanın sadece bugünün değil, geleceğin de sorumluluğu olduğunu dile getirerek sözlerini tamamladı.