Herkes Haklıysa Kim Haksız?
Yazar Evin Kalçık Yazdı: Herkes Haklıysa Kim Haksız?
29/09/2025 18:02 | Son Güncelleme : 05/11/2026 17:33 | Haber Merkezi
Herkes Haklıysa Kim Haksız?
Hayatın neresine baksak, bir haklılık mücadelesiyle karşılaşıyoruz. Trafikte kavga eden sürücüler, sosyal medyada birbirine laf yetiştiren insanlar, politikada sürekli “biz haklıyız” diye bağıran taraflar... Hep aynı sahne: herkes haklı, herkes doğru, herkes mağdur. Ortada yine de çözülemeyen sorunlar, büyüyen yaralar, birbirinden uzaklaşan insanlar var. İşte tam da burada sormamız gereken en önemli soru şu: Gerçekten haklı mıyız?
Haklılık, çoğu zaman yanlış anlaşılan bir kavramdır. Bir tartışmada susturmayı başarmak, daha çok taraftar toplamak, en yüksek perdeden konuşmak haklı olmak anlamına gelmez. Bunlar sadece bir güç gösterisidir. Haklılık; vicdanla, adaletle, dürüstlükle ölçülür. Eğer vicdanımızın derinliklerinde bile şüphe duyuyorsak, sesimizi yükseltmek ya da kalabalıkları arkamıza almak bu eksikliği tamamlamaz.
Kendi hatalarımızı küçültüp, başkalarının hatalarını büyütmeye o kadar alışmışız ki... Bu yanlı bakış açısı bize bir süre konfor sağlıyor, egomuzu besliyor, ama gerçeğe ulaşmamızı engelliyor. Biz kendimizi aklamaya çalışırken hakikat elimizden kayıp gidiyor. Kimi zaman haklılık maskesinin ardında gizlenmiş kibrimizle, kimi zaman öfkemizle, kimi zaman da çıkarlarımızla yol alıyoruz.
Oysa haklı olmak ile haklı kalmak arasında çok büyük bir fark vardır. Belki başlangıçta gerçekten haklıydık; olaylar gelişirken öfkemizle ölçüyü aştık, dilimizle kırdık, adalet terazisini bozduk. Böylece ilk baştaki haklılığımız elimizden kayıp gitti. Yine de inatla “ben haklıyım” demeye devam ettik. Bu noktada artık haklı değil, sadece inatçı olmuş oluyoruz.
Bireysel hayatlarımızda olduğu gibi, toplumsal düzlemde de aynı tablo var. Farklı görüşlere sahip insanlar sürekli karşı karşıya geliyor. Herkes kendi penceresinden yüzde yüz haklı; hiç kimse diğerinin penceresinden bakmayı denemiyor. Oysa empati olmadan haklılık, yarım kalır. Eğer bir konuda herkes kendini haklı görüyorsa, ortada aslında büyük bir yanılgı vardır. Çünkü haklılık mutlak bir tarafın değil, adaletin yanında olmayı gerektirir.
Şimdi gelin dürüst olalım. Hepimizin hayatında şu soruları kendimize sormamız gereken anlar oldu:
-
Karşımızdakini anlamak için çabaladık mı, yoksa sadece cevap vermek için mi dinledik?
-
Gerçeği mi savunduk, yoksa kendi egomuzu mu?
-
Adil miydik, yoksa sadece kendi çıkarımıza uygun olanı mı istedik?
-
İnatla haklı çıkmaya çalışırken kaç kişiyi kırdık, kaç fırsatı heba ettik?
Bu sorulara dürüst cevaplar vermek cesaret ister. İşte tam da o cesaret, bizi haklılıktan daha değerli bir noktaya götürür: Adil olmaya. Çünkü adalet, haklılık yarışının üstünde bir erdemdir. Haklılık çoğu zaman kişiseldir, adalet ise herkes için geçerlidir.
Şunu unutmamak gerekiyor: Dünyadaki en büyük kırılmalar, haksızlıkların yanı sıra, haksız olduğu hâlde kendini haklı görenler yüzünden yaşanmıştır. Hatasını kabul eden insan değişebilir, gelişebilir. Ama hatasını haklılık zırhının ardına gizleyen, hem kendini kandırır hem de çevresine zarar verir.
Belki de artık “haklı çıkma” çabasını bırakıp, “doğruyu bulma” çabasına yönelmeliyiz. Çünkü haklı çıkmak bazen anlık bir zaferdir, doğruyu bulmak uzun vadeli bir huzurdur. Haklı olmak bazen sadece bir iddiadır, adil olmak ise bir yaşam biçimidir.
Sonuç olarak, bundan sonra bir tartışmada ya da bir meselede kendimize şu soruyu sormayı alışkanlık hâline getirelim:
“Gerçekten haklı mıyım, yoksa sadece haklı görünmek mi istiyorum?”
Çünkü bu soruya vereceğimiz samimi cevap, hem bireysel ilişkilerimizin hem de toplumsal hayatımızın yönünü belirleyecek kadar güçlüdür.
Bunlar da ilginizi çekebilir
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci Kaleme Aldı: Trump’ı Kırsalın Sessiz İsyanı ve Tarım Krizi Yıktı
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı değerlendirmede, 2026 ABD ara seçim sonuçlarını tarım ekonomisi ve kırsal seçmen dinamikleri üzerinden analiz etti.
1 saat önceFenerbahçe'nin Liverpool Zaferi Avrupa Basınında Yankı Uyandırdı
UEFA Şampiyonlar Ligi'nde temsilcimiz Fenerbahçe, iki kez geriye düştüğü karşılaşmada İngiliz devi Liverpool'u 3-2 mağlup ederek unutulmaz bir geri dönüşe imza attı. Sarı-lacivertlilerin bu tarihi zaferi, başta İngiltere olmak üzere İspanya ve İtalya basınında geniş yankı buldu.
1 saat önceSON DURAĞIN AYNASI
Yazar Amine Demir Yazdı: SON DURAĞIN AYNASI
1 gün önce


